“Köyden İndim Şehre” Terse Döndü: Hayat Pahalılığı Göçü Terse Çevirdi İstanbul’dan Kaçan Köyüne Dönüyor

Pandemiyle başlayan büyük şehrin kalabalığından kaçma telaşı, uzaktan çalışmanın da devreye girmesiyle alan genişletti. Pandeminin ardından artan hayat pahalılığı şehirden köye göçü artırdı. Köyüne dönenler, ‘Hayatımın en doğru kararıydı’ diyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, son 3 yıldır İstanbul’dan göç edenlerin sayısı artarken, 2018 sonra İstanbul’dan gidenlerin sayısı, İstanbul’a gelenlere oranla daha fazla.

Son 5 yılda toplamda 2 milyon 182 bin 9 kişi İstanbul’dan başka kentlere göç etti.

İstanbulluların göç nedenleri içinde hayat pahalılığı, konut, kira krizi, eğitim, trafik gibi sorunlar göze çarpıyor.

“Maddi manevi köye göç etmek ailem için daha iyi oldu”

BBC Türkçe’den Fundanur Öztürk, İstanbul’u terk ederek köye dönenlerle konuştu.  

45 yaşında iki çocuk babası Şafak Çalışkan, 27 yılın ardından geçen yıl İstanbul’u terk etti ve Amasya’daki köyüne döndü. Köye dönmemin en temel nedenini sağlığının bozulması olarak açıklayan Çalışkan, ‘Çocuklarımın aldığı eğitim de burada çok daha iyi. Ben de artık daha huzurlu ve sağlıklıyım’ dedi. 

Maddi manevi köye dönmenin ailesine iyi geldiğini belirten Çalışkan, ailesinden aldığı destekle tarım ve hayvancılıkla uğraşmaya başladı.

İstanbul’un trafiği ve kalabalığında sosyalleşmek ve alışveriş için en az bir saat yol gittiklerini söyleyen Çalışkan, köyden bir saatte şehre vardığını ve market, yemek, giyim hepsini Amasya’da da bulduklarını iletiyor.

Sinema için de çevre illere giderken, Çalışkan’ın İstanbul’da doğup büyüyen eşi köyde dikiş kursuna gidiyor ve İstanbul’dan ayrılmaları için ‘Hayatımızda aldığımız en doğru karardı’ diyorlar. 

Kentten kırsala göçenler genellikle miras topraklarda tarım ya da hayvancılığa yöneliyor.

İstanbul Planlama Ajansı İPA’nın İstanbul Barometresi raporunda eylülde, en büyük üç problem, “ekonomik sorunlar”, “mülteciler” ve “trafik” olarak görülüyor.

TÜİK verilerinde son 5 yılda 462 bin kişinin daha iyi konut ve yaşam koşulları için İstanbul’u terk ettiği görülürken, İPA verilerinde de yüzde 65 oranında ‘ekonomik sorunlar’ öne çıkıyor.

Pandemiyle başlayan kırsala göç, salgın sonrası tamamen tersine dönmedi. 26 yılın ardından İstanbul’dan pandemide köyüne dönen Fatih Akçe, köyde kalanlardan olurken, İstanbul’daki berber dükkanını kapatarak köydeki ikinci berber dükkanını açıyor.

Akçe, ‘İstanbul’da zaten bir sosyal hayatımız yoktu ki’ derken, sadece pazar günleri gittikleri AVM’de kalabalık içinde bir şey anlamadıklarını çocukların oyun alanına girdiğini söylüyor ve ekliyor: 

Çocukların doğayla ve oyunla daha çok iç içe. 

İki çocuğunu da köy okuluna yazdıran Akçe, “Çok zor bir karardı ama iyi ki gelmişiz, keşke daha önce gelseydik” diyor.

İstanbul’da evi ve berber dükkanı kira olan Akçe, ‘İstanbul’da daha çok kazanıyorsun ama maliyetler de bir o kadar yüksek. Kazandığının hepsi kiraya gidiyor, cebinde durmuyor. Bir yandan evet köylü de fakirleşiyor ama İstanbul’da daha çok fakirleşiyorsun’ diyerek gerçekleri yüzümüze vuruyor.

Türkiye’de halen kırsalda bir gelişmeden söz etmek de zor oluyor. Köylerde fiziki imkanlar halen eşit değil. Bazılarında sağlık ocağı, ilkokul ya da market bulunmuyor.

Kiralardaki artış nedeniyle Ankara’dan köyüne göçen memur emeklisi Naci Kılıç’ın köyünde market yok. Kılıç, ilk dönem alışmanın zor olduğunu söylerken, ‘Bakkal için bile yakın köye gitmek zorunda kalıyoruz. Ama 11 bin 400 lira emekli maaşıyla Ankara’da geçinmemiz çok zordu’ diyor.

Kalkınma Atölyesi Genel Sekreteri Ertan Karabıyık, Türkiye’de tarih ve kırsal hafızanın taze olmasıyla köylere göçün de kolay olduğunu belirtiyor.

Karabıyık, ‘Türkiye, kır ve kent arasında mesafenin kopmadığı bir ülke. İnsanların önemli bir kısmı kente göçtüğü halde kırsaldaki evini tutuyor. Belki bahçesini işlemiyor ama satmıyor da’ derken, ‘Özellikle İstanbul’da çalışanlar, okullar kapanır kapanmaz eşlerini, çocuklarını kırsala gönderiyor ve tarımsal üretim sürecine katılarak kışlık yiyeceklerini hazırlıyor’ diyerek tatil trafiklerini hatırlattı.

“İstanbul artık dar gelirli için yaşanacak bir yer olmaktan çıktı.”

‘İstanbul artık dar gelirli için yaşanacak bir yer olmaktan çıktı’ diyen Karabıyık, insanların İstanbul’da yaşam stratejilerinin değiştiğini, kırsaldan gelen erzaklar, ikinci iş yapıyorlar ya da kayıt dışı işlerle yaşamaya çalıştıklarını iletiyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı ve şehir planlamacısı Buğra Gökçe, İstanbul’da ortalama kira bedelinin Ekim 2023’te 13 bin 300 TL olduğunu açıklarken, asgari ücretin kirayı karşılama oranının yüzde 85’e düştüğünü, ortalama emekli maaşının ise ortalama bir kiranın yalnızca yüzde 40’ını karşılayabildiğini belirtti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir