TMMOB’den Deprem Uyarısı: Yedisu Segmenti Bingöl’de 7.0 ile 7.4 Büyüklüğünde Sarsıntı Üretebilir!

TMMOB Bingöl İl Koordinasyon Kurulu, 1 Mayıs 2003’te meydana gelen ve 176 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan 6,4 büyüklüğündeki depremin yıl dönümünde “Depreme Hazır Kentler” başlıklı bir panel düzenledi. Etkinlik, şehirdeki bir alışveriş merkezinde gerçekleştirildi ve öncesinde Kent Meydanı’nda deprem şehitleri anısına karanfiller bırakıldı.

“Bingöl, Türkiye’nin En Riskli Bölgesi” Panelde konuşan TMMOB Bingöl İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Canfidal Boldaş, Bingöl’ün Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) ile Doğu Anadolu Fay Hattı’nın (DAF) kesişim noktasında yer aldığını belirtti. Boldaş, Bingöl’ün depremsellik açısından Türkiye’nin en riskli merkezi olduğunu vurgulayarak, bilimsel uyarıların yönetim düzeyince göz ardı edildiğini savundu. “1934’ten bu yana Bingöl’de depremler nedeniyle 1.539 vatandaşımızı kaybettik. Bu kayıpların nedeni doğa olayları değil, bilime kulak tıkayan siyasallaşmış yönetim anlayışıdır” dedi.

“Yedisu Segmenti Büyük Tehdit Oluşturuyor” Jeoloji Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Mehmet Alban, Yedisu sismik boşluğuna dikkat çekti. 2003 yılındaki depremin orta ölçekli bir sarsıntı olmasına rağmen büyük yıkım yarattığını belirten Alban, “Asıl tehdit 17 parçadan oluşan Yedisu segmentidir. Bu segmentin tek parça halinde kırılması 7.0 ile 7.4 büyüklüğünde bir deprem üretebilir. Bingöl’ün zemin yapısı, özellikle Kültür ve Saray mahalleleri ile Çapakçur Deresi çevresinin alüvyonlu olması nedeniyle, bu büyüklükteki bir deprem yüzeyde 9 şiddetinde hissedilecektir” ifadelerini kullandı.

“6 Şubat Depremlerinden Ders Alınmalı” İnşaat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Ayetullah Keskin, yapı-zemin ilişkisinin hayati önem taşıdığını belirtti. 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerindeki ivme değerlerinin tahminleri aştığını hatırlatan Keskin, “Bingöl’ün gevşek zemin yapısı deprem dalgalarını büyüterek binalara iletir. Doğru mühendislik çözümleri uygulanmadığında, bina ne kadar sağlam olursa olsun risk büyüktür” diyerek uyarıda bulundu.

TMMOB’dan Acil Çözüm Önerileri Program sonunda TMMOB tarafından hazırlanan çözüm önerileri kamuoyuyla paylaşıldı. TMMOB’nin önerileri şu şekilde sıralandı: Mikro Bölgeleme: Her parsel için zemin parametreleri ayrıntılı olarak belirlenmeli. Zemin İyileştirmesi: Sıvılaşma riski bulunan alüvyon alanlarda zemin iyileştirmesi zorunlu hale getirilmeli. Sismik İzolatör: Hastane, okul ve kamu binalarında sismik izolatör kullanımı standart olmalı. Sıkı Denetim: Yapı denetim süreçleri sahada teknik esaslara göre yürütülmeli. TMMOB temsilcileri, depremin doğa olayı olduğunu ancak liyakatsiz yönetim ve eksik mühendislik hizmetleri nedeniyle afete dönüştüğünü vurgulayarak, yetkilileri acilen bilimsel temelli bir planlamaya davet etti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir